Macarların milli gününde Budapeşte’deyiz!

Otobüsle Avrupa Turu yorum ve blog sayfası

Created with Sketch.

Macarların milli gününde Budapeşte’deyiz!

Macaristan Turu - Haydi Avrupa'ya

BUDAPEŞTE TURU

Hösök Tere, Kahramanlar Meydanı, BUDAPEŞTE

haydi avrupa'ya

Haydi Avrupa’ya yorum – Macaristan

İlk durağımız Peşte..

Budapeşte turu başlıyor. Varosliget Parkı’nın ana girişi olan Hösök Tere, yani Kahramanlar Meydanı Budapeşte’nin, hatta Macaristan’ın en popüler simgelerinden biri. 1896 yılında Macaristan’ın var oluşunun 1000. yılını kutlamak adına yaptırılan anıtta Macar tarihinde önemli yerler edinmiş insanların heykelleri bulunuyor.

Meydanın ortasındaki 36 metrelik sütunun en tepesinde Macar kraliyet tacını ve elindeki apostol çift haçı tutan Başmelek Gabriel tasvir edilmiş.

Sütunun hemen altında, Macar Kabilelerini Karpat Havzasına götüren Macar şeflerini temsil eden yedi atlı heykel var. Macar prens Arpad ve onun 6 savaşçısını betimleyen bronz atlı heykeller oldukça görkemli.

Sütunun arkasında ise yarım daire şeklinde bir alanda, soldan sağa Predd, Huba, Kond ve Tas, Ond ve Teteny heykelleri bulunuyor. Bu kişiler hakkında tarihi kayıtlarda hemen hemen hiçbir bilgi yok. Hepsinin bir hayal ürünü olduğu düşünülüyor. Sıralanmış heykeller Savaş, Barış, Çalışma, Yardım, Bilgi ve Zafer’i sembolize ediyor.

Ben bu meydanın görkemine bayıldım. Avrupa Turu’nun en sevdiğim yanı sadece yeni ülkeleri keşfetmekle kalmayıp, kendimle ilgili de yeni şeyler keşfediyor oluşum.

Bazen baktığımızda sadece taş yığınları görüyoruz belki ama altındaki anlamı araştırdığımızda bu eserlerin hepsi bize bir hikaye anlatıyor. Ben Kahramanlar Meydanı’nın hikayesine bayıldım. Sizinde bu meydan ile ilgili öğrendiğiniz enteresan bilgiler varsa, buyurun yoruma.

Modern Sanatlar Müzesi ve Mücsarnok, BUDAPEŞTE

1.fotoğrafta gördüğünüz yapı, meydanı karşınıza aldığınızda sağ tarafta göreceğiniz Kunsthalle, bir diğer adıyla Mücsarnok.. Kendileri Macaristan’daki en önemli Modern & Çağdaş Sanat müzelerinden biri olarak kabul ediliyor.

Müzenin içinde hem lokal hem de uluslararası sanatçılara ait eserler var. Yaz aylarında ise meydana karşı oturabileceğiniz bir kafesi mevcut, aklınızda bulunsun. Bizim gittiğimiz tarihlerde bir kısmı restore ediliyordu.

Haydi Avrupa'ya Budapeşte turu

Budapeşte Turu

2.fotoğrafta gördüğünüz yapı, meydanı karşınıza aldığınızda solda kalan ve muhtemelen gördüğünüzde “ne güzel binaymış” diyeceğiniz yer ise Güzel Sanatlar Müzesi oluyor. Biz bu müzenin içine girmedik. Fakat internetten bulduğum küçük bilgileri paylaşacağım sizlerle.

Müzenin galerisinde aralarında Raphael, Titian, El Greco, Goya, Vermeer, Rembrandt, Dürer ve Rubens gibi ustaların eserleri bulunuyormuş. Güzel Sanatlar Müzesi ayrıca heykeller ile Ortaçağ ve Mısır’dan kalan antik eşyalara da ev sahipliği yapmaktaymış.

Binanın kendisi neoklasik bir yapı ve oldukça etkileyici. Yapı Albert Schickedanz tarafından Fülöp Herzog’un yardımlarıyla tasarlanmış.

Bir daha ki Budapeşte gezimde ne kadar müze varsa hepsini görecek bu gözler. Şimdiden kendimi feci gaza getiriyorum. Ben bu gazla bu sene de yurt dışı yaparım bence.. Hadi hayırlısı.

Zincir Köprü, BUDAPEŞTE

Budapeşte turu Zincir Köprü ile devam ediyor. Macaristan‘ın başkenti Budapeşte‘nin en meşhur ikonu Zincir Köprü, Tuna Nehri üzerinde, Buda ve Peşt’i birleştirmek için yapılmış. O yıllarda iki ayrı şehirden meydana gelen Budapeşte için bu köprü hayati bir anlam taşıyormuş. Zincir Köprü, yapıldığı dönemde Macaristan‘daki ilk kalıcı asma köprü..

Macaristan Turu - Haydi Avrupa'ya

Zingör Köprü – Macaristan – Budapeşte – Haydi Avrupa’ya

Açıldığı 1849 yılında mühendislik harikası olarak tanımlanan, 375 metre uzunluk, 16 metre genişlikte olan köprü, iki dev kule arasında uzanan demir zincirlerle ayakta duruyor. Köprü, yapıldığı dönemde asma köprüler arasında en uzun olma unvanını taşıyor. Macar Hanedanı’nın armalarıyla süslü olan köprüde heykeltıraş Janos Marschalko’nun eseri olan taş aslanlar her iki yakada yapıyı korumak için nöbet tutuyor.

Bu eser, Clark’ın yaptığı en iyi iş olarak gösteriliyor. Öyle ki bir şehir efsanesine göre, yapıldığı dönemin ilk asma köprüsü olma özelliğini taşıyan Zincir Köprü için Clark iddialı bir söylemde bulunmuş. Köprünün kusursuz olduğunu söyleyen ünlü mühendis, köprüde herhangi bir hatanın bulunması halinde kendini bu köprüden Tuna Nehri’ne atacağını söylemiş.

Açılış günü geldiğinde ise kalabalık bir grup Zincir Köprü üzerinde gezmeye çıkmış. Herkes, Clark’ın yaptığı bu köprüye adeta hayran kalmış. Ancak gezi esnasında bir küçük kız çocuğu köprüde yer alan aslan figürlerinin dillerinin olmadığını fark etmiş. Bu durum üzerine büyük bir üzüntü yaşayan Clark’ın köprüden atlayarak kendini Tuna Nehri’nin serin sularına bıraktığı rivayet ediliyor.

Tuna Nehri sınırlarına an itibariyle girmiş bulunuyoruz. Bundan sonra gittiğimiz birçok ülkede bu nehrin üzerinden geçeceğiz. Hatta öyle ki bi noktadan sonra “Yine mi Tuna” diye isyan ettiğimiz anları hatırlıyorum..😁 Planlarımızda olan Tuna Nehri turumuz, şehrin kurtuluş kutlamalarına denk geldiği için iptal oldu. Gezi planımızda olan hiçbir yere gidemedik, kutlamalardan dolayı her yer geziye kapatılmıştı. Peki bu durum bizi yıldırdı mı? ASLAAAA.

Şanssızlığımız, şansımız oldu aynı zamanda. Gündüz dinlenip, muhteşem bir Budapeşte gecesi yaşadık.
Detaylar bir sonraki postta.

NOT: Yaşanan olumsuzlukları, en güzel anılara dönüştürmekte üstüne olmayan muhteşem bir grup olduğumuz doğrudur

Macarların milli gününde Macaristan’da olmak

20 Ağustos.. Macaristan’ın ilk kralına adanan Aziz Stefan Günü ve Macaristan’ın Kuruluş günüdür. Macaristan’ın ilk kralı olan Aziz Stefan, ülkeyi Hristiyan kilisesine tabi kılmış, krallık ve kilise kurumları kurmuştur.. Eğer siz de bizim gibi 20 Ağustos’ta Budapeşte’de iseniz;

1️ – Şanssızsınız; çünkü gezip görmek istediğiniz tüm kiliseler, bazilikalar, müzeler ve daha neler neler..KAPALI..

2️ – Dünyanın en şanslı insanısınız; çünkü görebileceğiniz en muhteşem havai fişek gösterisine denk geldiniz ve bu şahane gösteri 30 dakika boyunca aklınızı başınızdan alacak.

3️ – Yine dünyanın en şanslı insanısınız; çünkü genelde sessiz sakin olan Budapeşte sokakları, çılgın bir kalabalığa ev sahipliği yapıyor ve gece hayatı bu meşhur günde zirveye çıkmış durumda.

Budapeşte Milli günü

Haydi Avrupa’ya yorum

Gündüz tüm yorgunluğumuzu atıp, bir güzel uyuduktan sonra, Tuna Nehri kıyısında yarım saat süren havai fişek gösterilerini, Türk usulü, kıyın kıyın ilerleyerek neredeyse en önlerden izlemenin haklı gururunu hala yaşıyorum..! Ben ki havai fişek gösterisinin 2 dakika sürenine bile razıyım.. Mutluluğumu siz düşünün artık.. “Dünyanın en iyi ışıklandırılmış şehri” demişti rehberimiz Erhan Abi, Budapeşte için.. Ünvanının hakkını veriyor elbette..☺️

Fotoğrafı yana kaydırdığınızda gördüğünüz video, size 20 saniyelik bir fragman olsun ve mümkünse sıradaki Budapeşte tatilinizi bu güzel güne göre ayarlayın.

Bize gelince, tabi ki de gecemiz yarım saatcik sürmedi..😁 Gündüz toplanan o enerjinin hakkını vermek gerekir değil mi? Budapeşte’nin gece hayatını merak edenleri bir sonraki posta bekliyorum.

Budapeşte gece hayatı

RUİN PUBS, Szimpla Kert ve Fogas Ház, BUDAPEŞTE

Eveeet.. Gelelim Budapeşte gecelerine.. Budapeşte’de Ruin Pub denilen bir kültür var. Ruin’in kelime anlamı “harabe”.. Anlayacağınız bu barlar yıkık dökük gözüken yerler.. Dekorasyonun amacı bu olduğundan mıdır bilemedim ama o kaosun içinde bir güzellik var resmen.. Darmadağınık şeyler görüyorsunuz fakat bütüne baktığınızda çarpıcı.. Ortası avlu olan, etrafı yenilenmemiş binalarla çevrili “ruin” barlar Budapeşte’nin gözdesi..

Gündüz dekorasyonuna hayran kalacağınız bahçelerinde içeceğinizi yudumlarken muhabbet edebileceğiniz kafelere; akşam ise dans edebileceğiniz keyifli barlara dönüşen mekanlar hepsi.. Biz ise bu mekanların en meşhur ve ilki olan Szimpla Kert’e geldik ilk önce.. Ruin pub’lar içinde en popüler olanı Szimpla Kert.. Burası için “Avrupa’nın en sıcak ortamı” deniyormuş.. Kazinczy Sokağı’nda bulunan bu mekanın isminin anlamı “Simple Garden” (Basit Bahçe).. İçeriye attığınız ilk adımda harabe kelimesini canlı canlı yaşıyorsunuz. “Aman canım burası da ne böyle, döküntü bir yer” demeden önce birkaç adım daha atın derim.

Budapeşte gece hayatı – barlar – Haydi Avrupa’ya ile Avrupa Turunda Macaristan

Gelelim gecenin ikinci mekanına.. Dedim ya gündüz depolanan enerjinin hakkını vermek gerekir.. Bir mekan kesmedi, ikincisine geçtik. Fogas Ház.. Bu bara bizi getiren bir Türk oldu. Grubumuzun bir kısmı bir markette karşılaşıyorlar bu arkadaşla ve bir anda kendimizi Fogas Ház’da buluyoruz. Mekana ilk girdiğinizde klasik bir bar gibi.. Etrafta dans eden, içkisini içen, eğlenen insanlar var. Çokta bir esprisi yok gibi duruyor..

Hemen çıkıp gitmeyin, alt kata inen merdivenlere yönelin. Ve aşağıda kaybolmamak için asla ayrılmayın. Aşağıda bildiğiniz bir labirent var. Her yer başka bir yere çıkıyor ve bir önceki geçtiğiniz yere tekrar ulaşamıyorsunuz. Aşırı derecede kalabalık.. Ve her geçtiğiniz yerde farklı bir konsept, farklı müzikler var. Klasik bar dediğiniz yer, devasa bir gece kulübüne dönüşüyor bir anda.

Parlemeto Binası, BUDAPEŞTE

Budapeşte Parlamento Binası, Orta Avrupa ülkelerinden Macaristan‘ın başkenti Budapeşte‘nin en görkemli ve en çok ilgi gören binalarından.. Şehrin sembolleri arasında yer alan Parlamento Binası, Peşte tarafında, Tuna Nehri’ne bakıyor. Almanya ve İngiltere Parlamento binalarından sonra, Avrupa’nın en büyük 3. Parlamento binası aynı zamanda.

1884 yılında Neo-Gotik mimaride inşasına başlanan bina, 1902’de ancak tamamlanabilmiş. Uzunluğu tam 268 metre ve genişliği 118 metre olan Budapeşte Parlamento Binası, 96 metre de yüksekliğe sahip..Binaya 27 farklı kapıdan girilebiliyor. Bina içindeki merdivenlerin toplam uzunluğu ise 20 km’yi geçiyormuş. Bina, içerisine 5 katlı 50 adet apartman sığabilecek kadar büyük! Her yerini görmek için günlerce gezmek gerek sanırım.

Haydi Avrupa'ya ile Avrupa Turu

Budapeşte Parlamento Binası – Macaristan Haydi Avrupa’ya

Parlamento Binası, 18 bin metrekare alana yayılıyor ve 233 heykelin süslediği toplam 691 odaya sahip.. Bina süslemelerinde 40 kg altın kullanılmış. Ulusal Meclis Salonu ve Kubbeli Salon bunlar içerisinde en gösterişli olanlarıymış.. Binanın cephesi, Macar hükümdarlarının 88 adet heykelleriyle süslenmiş.

🌆Bu noktada “mış, miş” lerle konuşuyorum, çünkü önceki 3-4 postta da bahsettiğim üzere biz 20 Ağustos’a denk gelmenin dezavantajı ile binaya sadece uzaktan bakabildik. Bir sonraki Budapeşte gezimde şehrin altını üstüne getirip, her yerini talan etmeyi planlıyorum..😁 Sizlerle o deneyimleri paylaşacağım güne kadar da, böyle uzaktan uzaktan fotoğraflara bakıp iç geçireceğim malesef..🙈 O binanın içine gireceğim günlerde gelecek, işte o kadar..

Tags: , , , , , ,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir