Otobüsle Avrupa Turu yorum

Selanik’te Gezilecek Yerler

Selanik’te gezilecek yerler ile alakalı daha önce başka bir blog okumadıysanız bu yazı tam size göre

Selanik Yunanistan’ın en büyük ikinci kenti ve aynı zamanda Yunanistan’ın kültür başkenti. Selanik’e geldiğinizde görmenizi istediğimiz yerleri Selanik’te Gezilecek Yerler adlı makalemizde sizlerle buluşuyor.

1430-1912 yılları arasında Osmanlı hakimiyetinde kalmış olan bu nadide şehir Osmanlı’nın izlerini hala taşıyor.

Selanik’te gezilecek yerler; Mustafa Kemal Atatürk’ün evi başta olmak üzere Hafız Bey Köşkü, Çınar Mahallesi, Beyaz Kule, Bey Hamamı, Bedesten, Alatini Köşkü, Alaca İmaret, Mordoh Köşkü, Mehmet ve Ahmet Kapancı Köşkleri, Şadırvan, Yahudi Hamamı, Yeni Cami ve daha sayamadığımız pek çok eser Osmanlı Dönemin’den Selanik Kentine miras kalan eserlerdir. Selanik’e geldiğinizde Osmanlıya ait bu eserleri görmenizi kesinlikle tavsiye ederiz.

1917 yılında neredeyse şehrin tamamına yakınının büyük bir yangın felaketi nedeniyle yok olması üzerine Fransız Mimar Ernest Hebrard tarafından dizayn edilmiş ve günümüzdeki görüntüsünün birçoğu yangın sonrasında yeniden yapım aşamasında kazandırılmıştır.

Pek çok kişinin evsiz kaldığı bu yangın nedeniyle yapımın hızlı olması gerekmiş bu nedenle öncelikli olarak yapılması gereken yerleşim yerleri ilk iş olarak inşa edilmiştir.

İşte gezilecek görülecek yerler

Beyaz Kule

Selanik’te kalmaya karar verdiyseniz öncelikle yapmanız gereken şeylerden biri sahil şeridinde bir gezintiye çıkmak…

Fotoğraf Müzesi, Beyaz Kule ve Selanik Konser Salonunu birbirine bağlayan bu sahil şeridi birkaç yıl içinde tamamen yenilenmiş ve yaklaşık 5 km’den oluşan bir yürüyüş yolu..

Şehrin sembolü olarak görülen Beyaz Kule Osmanlı’dan şehre miras kalmış bir yapıdır. Selanik’in Osmanlı’nın hakimiyetinde olduğu dönemlerde koyu taş rengi olan kule 1912 yılında şehrin Yunan’ların hakimiyetine geçmesiyle birlikte geçmişin izlerini silmek için beyaza boyanarak Beyaz Kule olarak anılmaya başlamış olduğu kabul edilmektedir.

Ancak konuyla ilgili başka bir söylem Sultan II. Abdülhamit’in 1883 yılında Selanik’ten gelen evraklarda Kanlı Kule adını görmesi üzerine bayıldığı ve Vali Galip Paşa’ya kulenin ismini Beyaz Kule olarak değiştirmesini söylediği şeklindedir. Bu emir üzerine de kule beyaza boyanmıştır.

Yani kulenin Osmanlı döneminde mi Yunan hakimiyetinde mi beyaza boyandığı tam olarak belli değildir.

Kulenin tam olarak ne zaman inşa edildiği bilinmemekle birlikte Osmanlı’nın hakimiyetinde sonra eski bir Bizans kulesi üzerine savunma amacıyla 1450-70 tarihleri arasında yapıldığı düşünülmektedir.

Kulenin Osmanlı hakimiyetinde kaldığı süre boyunca Lentos, Kalamarya, Yeniçeri ve son olarak da Kanlı Kule isimlerini aldığı söylenmektedir.

Kanlı Kule adının tam olarak nereden geldiği bilinmemekle birlikte, Osmanlı ordusunun Yeniçerilerle verdiği mücadele sonucunda Yeniçerilerin büyük bir çoğunluğunun kule içerisinde topluca öldürülmesi nedeniyle Yeniçeri Kulesi adının Kanlı Kule olarak değiştiği düşünülmektedir.

1983-85 yılları arasında restorasyonu tamamlanan kule müze olarak hizmet vermektedir. Selanik’e yolunuz düştüğünde burayı ziyaret etmenizi öneriyoruz.

Aristotelaus Meydanı

Aristotelaus Meydanı Selanik Şehri’nin kalbi olarak anılıyor. Kafeler, restoranlar, alışveriş yerleri ve neoklasik binalarla çevrili bu meydan günün her saati canlı ve dolu.. Meydanın isim babası Aristotelaus’un heykeli de meydandaki yerini almış..

1918 yılında Fransız Mimar Ernest Hebrard tarafından dizayn edilen meydanın, yapılan binalarla şekillenmesi 1950 yılı itibariyle olmuştur.

Şehirle eşdeğer anlama sahip meydan, hemen hemen bütün önemli kutlamalara, konuşmalara, gösterilere ve etkinliklere ev sahipliği yapmaktadır. Meydan turistlerin de şehirde en çok ziyaret ettiği yerdir. Ayrıca burada bulunan kafe ve barlar nedeniyle gençlerin uğrak mekanıdır.

Meydan her kesimden insanın işinin düştüğü ve her insanın kendisi için bir aktivite bulabildiği bir yer. Meydanın hemen yanında şehrin en lüks otellerinden biri ve ünlü sinema Olympion yer almakta.

Selanik’e gittiğinizde şehri yaşayabileceğiniz en iyi yerlerden biri olan Aristotelous Meydanı mutlaka görülmesi gereken yerlerden biri.

Ladadika

Adını bölgede bulunan pek çok zeytinyağı dükkanından alan Ladadika eğlencenin kalbi olarak anılan bir mahalle..

Bazı bölümleri trafiğe kapalı olan mahallede pek çok taverna ve eğlence mekanı bulunuyor. Aristotelous meydanına birkaç dakikalık yürüyüş mesafesinde yer alan bölgede isterseniz dar sokaklarda güzel bir akşam yürüyüşü yapabilir dilerseniz kendinizi mekanlardan birine bırakıp müzik ve eğlencenin keyfini çıkarabilirsiniz.

Limanın batı tarafında yer alan rengarenk yapılardan oluşan dar sokaklı bu alan Selanik’e gittiğinizde görmeniz gereken yerler listesinde yerini almaktadır.

Atatürk’ün Evi Müzesi

1881 yılında doğduğu, çocukluğunu ve gençlik döneminin bir kısmını geçirdiği Selanik’teki ev günümüzde müze olarak hizmet vermektedir.

T.C Başkonsolosluğu sınırları içerisinde bulunan Atatürk’ün Evi Müzesi 2012-2013 yılları içerisinde Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yapılan restorasyon çalışması sonrası, Atatürk’e ait herhangi bir eşyanın yer almadığı daha çok işitsel ve görsel dijital materyallerle desteklenmiş boş bir ev görünümünü almıştır.

Bodrumu ile birlikte üç katlı ve avlu içerisinde yer alan evde Atatürk’ün ve annesi Zübeyde hanımın silikon heykelleri yer almaktadır.

1917 yılında Selanik’te yer alan Türklerin mallarına Yunan Devleti tarafından el konulmuş sonrasında bir kısmı satılmış bir kısmı ise Anadolu’dan gelenlere tahsis edilmiştir.

Atatürk’ün doğduğu ev ise 1930 yılında satılmıştır. 1933 yılında ise Cumhuriyetin 10. Yılı sebebiyle, Türk – Yunan dostluğu ve Balkan Konferansı’nın bir hatırası olarak Atatürk’ün satılan evinin kapısına üzerinde Türkçe, Yunanca ve Fransızca olarak:

Türk milletinin büyük müceddidi ve Balkan ittihadının müzahiri GAZİ MUSTAFA KEMAL burada dünyaya gelmiştir. İş bu levha Türkiye Cumhuriyetinin onuncu yıldönümü münasebetiyle konulmuştur. Selanik, 29 Birinciteşrin 1933

Yazan mermer bir plaka yerleştirilmiştir.

Haydi Avrupa’ya ile Otobüsle Avrupa Turuna katılanların ilk durağı

Ev 1936 yılında Selanik Belediyesi tarafından satın alınarak 1937 yılında Atatürk’e hediye edilmiştir. Anahtarları 19 Şubat 1937 yılında Selanik Konsolosluğuna teslim edilmiştir.

T.C. Selanik Konsolosluğunun bakımına verilen evin altında açılan dükkanlar kapatılmış ev eski formuna getirilerek tadilatı ve boyası yapılmıştır. 1950 yılında daha büyük çaplı bir bakım ve onarımdan geçen ev aylar süren titiz çalışmalar sonucunda 10 Kasım 1953 yılında Atatürk Evi olarak ziyaretçilere açılmıştır.

2012 yılında başlatılan restorasyon çalışmaları sonucunda eve Yunan kiracılar tarafından yapılan eklentiler ve otantik eşyalar kaldırılmış, Atatürk’ün hayatını anlatan pano ve belgesel filmlere yer verilmiştir.

Şemsiyeler

Seyyar satıcıların, faytonların ve kalabalık bir insan topluluğunun oraya buraya yürüyüp dolaştığı sahil şeridinde yer alan ünlü şemsiyeler de Selanik’e gidildiğinde görülmesi gereken yerlerden biri..

1997 yılında Selanik’in Avrupa Kültür Başkenti olarak seçilmesiyle birlikte heykeltıraş George Zongolopoulas bu şemsiyeleri tasarlamış.

Selanik şemsiyeleri

Günün her saatinde farklı manzaralar veren ve akşam saatlerinden itibaren yapılan ışıklandırma sayesinde gecenin karanlığında gökyüzüne doğru uçan ışıl ışıl şemsiyeler görüntüsü çizen bu çalışma küçük ama güzel bir farklılık katmış şehre..

Turistlerinde büyük ilgisini çeken çalışma özellikle turistlerin yoğun olduğu yaz aylarında çevresinde büyük fotoğraf çekmek isteyen bir kalabalık barındırıyor.

Diğer Selanik’te gezilecek yerler

Kapani Çarşısı

Tsimiski Caddesi

Aziz Paul Kilisesi, Agios Pavlos

Eptapirgio (Yedikule)

Selanik ile ilgili diğer detaylara göz atmak için:

https://www.haydiavrupaya.com/sehir/1/selanik

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir